İçeriğe geç

İşkembe haşlanırken tuz atılır mı ?

Merhaba! Karotaga sayfasının bu haftaki konusu “İşkembe haşlanırken tuz atılır mı”. Umarız faydalı bulursunuz!

Kayseri’de Bir Akşam: İşkembe, Tuz ve İçimde Biriken Sessizlik

Kayseri’nin kışları hep sert olur. Rüzgâr sokak aralarından geçerken sadece soğuk taşımaz, insanın içine de bir şeyler bırakır. Ben 25 yaşındayım. Bazen kendimi hâlâ çocuk gibi hissediyorum, bazen de sanki çok uzun bir hayatı tek başıma yaşamışım gibi. Günlüklerime yazarken bile aynı şeyi fark ediyorum: bazı duygularım hiç büyümüyor, sadece şekil değiştiriyor.

O gün de öyle bir gündü. Evde işkembe haşlanıyordu. Ve ben yine, kendimi mutfağın kapısında bulmuştum.

Çocukluktan Kalan Bir Koku

İşkembe kokusu benim için yemek kokusundan fazlası. Çocukken annemin mutfağında o büyük tencereler kaynarken, ben pencere kenarında otururdum. Dışarıda kar yağar, içeride buhar camları buğulandırırdı. Annem tencerenin başında sabırla beklerdi. Babam ise her zamanki gibi “az sabır, iyi yemek aceleyle olmaz” derdi.

O zamanlar en çok dikkatimi çeken şey, tuz meselesiydi. Annem sürekli “henüz erken” derdi. Babam ise tam tersine, “bir tutam at gitsin” diye diretirdi.

Ben o yaşlarda bunun neden bu kadar önemli olduğunu anlamazdım. Ama yıllar sonra fark ettim ki mesele sadece yemek değildi.

Mutfakta Başlayan Küçük Bir Tartışma

O gün mutfakta yine aynı sahne vardı. Tencere ağır ağır kaynıyor, işkembenin o kendine has kokusu evi dolduruyordu. Annem tezgâhın yanında durmuş, kaşıkla köpükleri alıyordu. Babam ise tencerenin başında sanki yılların aşçısıymış gibi ciddi bir ifadeyle duruyordu.

Ben köşede oturmuş, onları izliyordum. İçimde garip bir huzursuzluk vardı. Sanki o mutfakta sadece yemek pişmiyordu; benim içimde de bir şeyler kaynıyordu.

Babam yine sordu:

“İşkembe haşlanırken tuz atılır mı?”

Annem göz ucuyla baktı, sonra hiç düşünmeden cevap verdi:

“Hayır. Şimdi atarsan sertleşir.”

Babam bu cevabı hiç kabul etmeyen bir ifadeyle başını salladı. “Ben yıllardır böyle yaparım” dedi. Sesinde inat vardı ama aynı zamanda bir güven de vardı.

Ben o an düşündüm: İnsan neden kendi doğrularına bu kadar tutunur?

Benim İçimdeki Dağınıklık

O sırada mutfakta sadece yemek değil, bir hayatın küçük özeti vardı sanki. Annemin sabrı, babamın inadı, benim ise arada kalmışlığım.

Ben 25 yaşındayım ama hâlâ bazı şeylerde karar veremiyorum. İşte tam da o an bunu düşündüm. Tuz gibi basit bir şey bile iki insan arasında farklı anlamlara dönüşebiliyorsa, ben kendi hayatımda nasıl net olacaktım?

Kendi kendime kızdım. Hayatımda da hep böyle değil miydi? Bir şeyleri erken mi yapıyordum, geç mi kalıyordum, hiç bilmiyordum.

“İşkembe haşlanırken tuz atılır mı?” sorusu aslında bana mı soruluyordu?

O an bu soru mutfakta yankılanırken, sanki bana da yöneltilmiş gibiydi. Sadece yemekle ilgili değildi artık. İçimdeki kararsızlıkla ilgiliydi.

Bazen düşünüyorum: Hayatta bazı şeylere erken müdahale etmek insanı sertleştirir mi? Yoksa geç kalmak her şeyi daha mı anlamsız yapar?

İşkembenin tencerede yavaş yavaş yumuşaması gibi, insan da zamana mı bırakılmalıydı?

Bu sorular kafamda dönüp dururken, annem tencerenin kapağını kapattı. Babam hâlâ kendi yönteminin doğru olduğuna inanıyordu ama tartışmayı uzatmadı.

Ben ise içimde büyüyen sessizliği fark ettim.

Bekleyişin İçinde Saklı Hayal Kırıklığı

O gece biraz hayal kırıklığı hissettim. Belki de sebepsizdi. Belki de çok derindi.

Çünkü bazen insan, küçük bir mutfak sahnesinde bile kendi hayatını görür. Ben de gördüm. Babamın kesinliği, annemin sabrı ve benim arada kalmışlığım…

İçimden “Ben hangisiyim?” diye sordum.

Cevap bulamadım.

Dışarıda rüzgâr sert esiyordu. Pencerenin kenarında buğular oluşmuştu. Elimi cama koydum. Soğuk, içimdeki düşünceleri biraz bastırdı.

Bir Kaşık Tadında Hatıra

Bir süre sonra yemek hazır olduğunda, herkes sofraya geçti. İşkembe çorbası tabaklara konulduğunda, evin içinde başka bir sessizlik vardı. Bu sessizlik kötü değildi ama ağırdı.

Babam ilk kaşığı aldı. Annem onu izliyordu. Ben de ikisini.

Babam hafifçe başını salladı. “Güzel olmuş” dedi.

O an annemin yüzünde küçük bir rahatlama gördüm. Sanki yıllardır süren bir tartışma o kaşıkla birlikte biraz yumuşamıştı.

Ben de tattım. Sıcak, yoğun, biraz da çocukluk gibi bir şeydi.

Ama içimdeki asıl tat başka bir şeydi: düşünce.

İşkembenin İçinde Kaynayan Hayat

O tencereyi izlerken fark ettim ki hayat bazen gerçekten bir yemek gibi. Bazı şeyler erken eklenirse sertleşiyor, bazı şeyler geç kalınca etkisini kaybediyor.

Ama bunu kim belirliyor?

Kim doğru zamanı biliyor?

Ben bilmiyorum.

Belki de kimse bilmiyor.

Kendi Kendime Yazdığım Notlar

O gece günlüğüme uzun uzun yazdım. Yazarken elim titremiyordu ama içimde bir ağırlık vardı.

“Bugün işkembe kaynarken düşündüm,” diye başladım.

Sonra durdum. Kalemi bıraktım. Pencereden dışarı baktım.

Kayseri’nin sokak ışıkları uzaktan parlıyordu. Her ışık bana başka bir hayat gibi geldi. Bazısı net, bazısı bulanık.

Sonra tekrar yazdım:

“İşkembe haşlanırken tuz atılır mı bilmiyorum ama hayatın içine ne zaman duygular eklenir, onu da bilmiyorum.”

Bu cümleyi yazarken içimde garip bir boşluk oluştu. Ama o boşluk kötü değildi. Sanki biraz ferahlık da vardı.

Değerli Karotaga okurları, “İşkembe haşlanırken tuz atılır mı” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!

Sonradan Anladığım Şeyler

Aradan günler geçti. O akşamı düşündüm tekrar tekrar. Belki de mesele tuz değildi. Belki de mesele insanların birbirini değiştirme çabasıydı.

Babam kendi doğrularını koruyordu. Annem deneyimle konuşuyordu. Ben ise ikisinin arasında kendimi arıyordum.

Ve fark ettim ki, hayatın bazı sorularının net cevabı yok.

Belki de “İşkembe haşlanırken tuz atılır mı?” sorusu bile aslında bir cevap arayışı değil, bir bekleyiştir.

Bir şeyin olgunlaşmasını izlemek gibi.

Kayseri’de Bir Akşamın İçimde Bıraktığı

Şimdi o mutfağı düşündüğümde, sadece bir yemek hatırlamıyorum.

Bir aileyi, bir sessizliği, bir bekleyişi hatırlıyorum.

Ve kendi içimde şunu hissediyorum: Her şey hemen çözülmek zorunda değil.

Bazı şeyler kaynarken anlaşılır.

Bazı şeyler beklerken büyür.

Ben de belki hâlâ kaynıyorum.

Benzer Bir Yazı: İşkembe gaz yapar mı ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://mbys.com.tr https://tehi.com.tr https://sepi.com.tr Sitemap
grand opera bahis